1 results listed
Safran, eski tabirle “za‘ferân” görüntüsü, rengi ve kokusuyla meşhur; edebiyat ve sanata ilham kaynağı olmuş
nadide bir çiçektir. Çünkü sembolik dünyasıyla klasik şiir geleneği, âşıkları sevgiliye kavuşturmak yerine onları dertli
ve marazlı sevdalılar olarak sunmayı tercih etmiştir. Bu nedenle sevgiliden ayrı düşmüş, yemeden içmeden kesilmiş
âşıkların yüzleri ve bedenleri de baştan aşağı sararıp solmuştur. Zaten ağır hastalar için kullanılan “sararıp solmak”
tabiri de bahsedilen bu hastalık hâliyle ilgilidir. Klasik şiir geleneğinde safranın sarı rengi, âşığın bu bîtap ve acınası
durumunu tarifen bir benzetmelik olarak kullanılmıştır. Bu durum, temelde onun çok etkili ve kalıcı bir renk olmasıyla
ilgilidir. Çünkü miktarından binlerce kat fazla sıvı boyayabilen safran, bu özelliği ile bîçare âşıkların bedenlerini saran
aşk marazının şiddetli etkisine benzetilmiştir. Ayrıca şekli, kokusu ve yetiştiği ortam nedeniyle de kendine has
özellikleri olan bu çiçek, klasik şiirin sevgili-âşık sergüzeştinde yer bulmuştur. Sonuç itibariyle bu çalışmada; aşk
hastalığının alâmeti olarak şiirlerde kullanılan safran sarısının misalli bir değerlendirmesi yapılmıştır.
Uluslararası Geçmişten Günümüze Karabük ve Çevresinde Dini, İlmi ve Kültürel Hayat Sempozyumu
UGGKS2019
Selim GÖK