1 results listed
Tasavvufî yaşamın temel motivasyonu aşk; amacı ise rızâ-yı İlâhîdir. Bu iki misyonun vizyona dönüşmesi
kişinin bu yoldaki seyriyle mümkün olur. Allah’a olan manevî yolculuk, pek çok mutasavvıfın eserlerinde işlediği temel
konudur. Çalışmamız, Safranbolulu Mehmet Emîn Hâlvetî’nin Mir’âtü’l-Âşıkîn adlı eserinin manzûm kısımlarındaki
seyr u sülûk mertebeleri ve hâllerinden bahsedilen bölümleri tanıtma amacını güder. Ahlakî bir pratik olarak da
ifadelendirilebilecek seyr ü sülûk, bir Hâlvetî azîzi olan Mehmet Emîn’in şiirlerinde bu kavram ve çerçevesi içerisinde
bahis konusu edilmiştir. Eserin mensûr kısımları olmasına karşın sadece manzûm kısımlardaki öğretilere dikkat
çekilmiştir. Bu incelemeyle manevî seyirdeki kişinin nefsin yedi mertebesi ve hâllerine yönelik kazanımları, riskleri ve
dikkat edilmesi gereken tarafları âyet, hadis ve geçmiş âriflerin tecrübeleri referans alınarak aktarılmıştır. Arûz
vezninin değişik kalıplarıyla gazel, kıt‘a ve murabba olarak yazılan; nasihat amaçlı olmaları dolayısıyla daha ziyade
manzûme olarak nitelendirilebilecek bu şiirlerin edebî yönü zayıf; kimilerin vezinleriyse kusurludur. Ama her şeye
rağmen tasavvufî bir ıstılahın manzûm bir şekilde yazılması bu pratiğe dair hafızayı diri, sağlam ve güncel tutacaktır.
Uluslararası Geçmişten Günümüze Karabük ve Çevresinde Dini, İlmi ve Kültürel Hayat Sempozyumu
UGGKS2019
Murat AYAR