2 results listed
Devletlerin sicil defterlerini tutması eski dönemlere kadar gitmektedir. Roma,
Sasani Selçuklu gibi devletlerin sicil defterleri tutma geleneği Osmanlı Devleti
zamanında da devam etmiştir. Osmanlı Devleti’nin ilk zamanlarında üst
düzey bürokratlar için tutulan bu defterler son dönemde bütün memurlar için
tutulmaya başlamıştır.
Sicill-i Ahvâl Defterleri Osmanlı Devleti’nin bürokrasi çalışmalarında önemli
bir yer tutmaktadır. 1879 yılında II. Abdülhamid döneminde kurulan Sicill-i
Ahvâl Komisyonu tarafından oluşturulan bu defterler memurların doğum
yerleri, varsa mahlası veya künyesi, baba isimleri, baba meslekleri, baba
mesleği, hangi sülaleye mensup oldukları, eğitim ve çalışma yaşamları
hakkında bilgiler vermektedir. Memurların aldıkları maaşlar ve
maaşlarındaki zamlar ve kesintiler devletin mali durumunu göstermesi
açısından önemlidir. Aldıkları eğitim, okudukları okullar, bildikleri lisanlar
ve okudukları dersler de devletin eğitim durumu hakkında bilgiler
vermektedir. Ayrıca memurların aldıkları nişan ve madalyalar, varsa ödül ve
cezaları ile ilgili de bilgilere yer verilmiştir.
Osmanlı döneminde üç tane Ereğli mevcuttur. Bunlar konumuz olan
Karadeniz Ereğlisi, Konya Ereğlisi ve Marmara Ereğlisi’dir. Sicill-i Ahvâl
Defterleri’nde de Tekfurdağı Ereğli, Karadeniz Ereğli veya Kastamonu Ereğli
ve Konya Ereğli olarak isimlendirilmiştir. Ancak bazı belgelerde sadece Ereğli
ifadeleri bulunmaktadır. Bu durum araştırmayı biraz zorlaştırmıştır.
Bu çalışmada Ereğli doğumlu memurlar ele alınacaktır. Memurların doğum
tarihleri, baba isimleri ve meslekleri, işe başlama yaşları, okudukları okullar,
aldıkları eğitimler, bildikleri lisanlar, hangi görevlerde bulundukları, görev
yaptıkları yerler, terfi ve rütbeleri, ne kadar maaş aldıkları, memuriyetleri
süresince herhangi bir disiplin suçu işleyip işlemedikleri ve buna bağlı olarak
ceza alıp almadıkları hakkında bilgiler verilecektir. Bu memurlar üzerinden
özelde Ereğli tarihine katkı sağlanacak, genel de ise Osmanlı idari yapısı,
kısmen de eğitim ve ekonomik yapısı hakkında bir değerlendirme
yapılabilecektir
International Congress of Human and Social Sciences Research
İTOBİAD
Tahir BİLİRLİ
Osmanlı Devleti yazılı ve sözlü kuralları olan bir devlettir. Bu kurallara uymayan kişiler devlet tarafından
çeşitli şekilde cezalandırılmıştır. Bu cezaların en yaygını ise hapsedilme, idam edilme ve sürgün cezası şeklinde
olmuştur. Sürgünler zaman olarak süreli veya süresiz olarak ikiye ayrılırken, genellikle bu sürgünler zorla gerçekleşmiş
bazen de gönüllü olarak gerçekleştiği olmuştur. Sürgün devletin sınırları içerisinde bir yere yapıldığı gibi sınır dışında
bir yere de yapılmıştır. 19. yüzyılın ikinci yarısından itibaren artan siyasi olaylarla birlikte, diğer cezalar da olduğu gibi
sürgün cezalarında da bir artış söz konusu olmuştur. Sürgün, özellikle yönetime muhâlif olanların İstanbul’dan
uzaklaştırılması için kullanılırken bulundukları yerde huzursuzluk çıkaran kişilere de uygulanmıştır. Bu sürgün
yerlerinden birisi de Safranbolu olmuştur.
Bu bildiride Osmanlı Devleti’nin son dönemlerinde özellikle 19. yüzyıldan son dönemine kadar geçen sürede
Safranbolu’ya yapılan sürgünler konu olarak ele alınacaktır. Kimlerin sürgün edildiği, hangi nedenlerden sürgüne tabi
oldukları, sürgün süreleri gibi konular işlenmeye ve Safranbolu’nun bu sürgünler üzerinden bir sürgün yeri olup
olmadığı değerlendirilecektir.
Uluslararası Geçmişten Günümüze Karabük ve Çevresinde Dini, İlmi ve Kültürel Hayat Sempozyumu
UGGKS2019
Tahir BİLİRLİ