1 results listed
Günümüzde misyoner ve misyonerlik kavramları söz konusu olduğunda akla
Hristiyanlık dini ile Hristiyanlar gelmektedir. Bunun nedeni misyonerliğe
Hristiyanlık’ın daha çok başvurması ve Ortaçağ’ın başlarından beri faaliyetlerine
devam etmesidir. Hristiyan misyonerlerin amacı ulaşabildikleri hemen her bölgeye
Hristiyanlık’ı yaymak ve Hristiyan olmayan insanları kendi dinlerine dahil etmektir.
Amerikalı ve İngiliz misyonerlerin başı çektiği misyoner gruplar ortaya çıktıkları
andan itibaren eğitim, sağlık ve sosyal gibi alanlarda sürekli olarak çalışmışlardır.
Ancak Hristiyan misyonerlerin çalışmaları XIX. yüzyılda en parlak dönemini
yaşamıştır. Bunda 1810 yılında American Board of Commissioners for Foreign Mission
(ABCFM)’un kurulması büyük rol oynamıştır. Çünkü ABCFM XIX. yüzyılın en
kıdemli ve en büyük misyoner örgütlerinden biridir. 1819 yılında Osmanlı topraklarını
programına alan ABCFM 1820’den itibaren bölgeye misyonerlerini göndermeye
başlamıştır. XIX. yüzyılın ilk yarısında başlayan misyoner akını yüzyılın ikinci
yarısında büyük bir artış göstermiştir. Osmanlı Devleti’nin içinde bulunduğu durum
misyonerler için teşvik edici bir unsur olmuş, ayrıca Tanzimat ve Islahat Fermanları
misyonerlerin daha kolay çalışmalarına imkan vermiştir.
Osmanlı Devleti’ni Batı Türkiye Misyonu, Orta Türkiye Misyonu ve Doğu Türkiye
Misyonu olmak üzere üç ana bölgeye ayıran misyonerler merkezi ve uç istasyonlar
kurarak faaliyette bulunmuşlardır. Osmanlı Devleti ve Ortadoğu coğrafyasında,
toplumun kadınları arasına girmenin yolunun yine kadınlardan geçtiğini anlayan
misyonerler bu bölgelere kadın misyonerlerin gönderilmesine özen göstermişlerdir.
Çalışma konusunu oluşturan Batı Türkiye Misyonu hem içine aldığı coğrafi bölgenin
genişliği hem de misyoner sayısı açısından çok önemli bir misyon bölgesidir. İstanbul,
İzmir, Bursa ve Balıkesir gibi önemli merkezleri içine alan Batı Türkiye Misyonu’na
1850-1900 yılları arasında yaklaşık 100 kadın misyoner gelmiştir. Özellikle eşleri ile
bölgeye gelen kadın misyonerler daha kolay şekilde topluma girebilmişler ve uzun
yıllar çalışmalarını sürdürmüşlerdir. Bu çalışmada özellikle İstanbul, İzmir ve Bursa
şehirlerinde kadın misyonerlerin yürüttüğü çalışmalar ele alınmış ve konuya genel bir
bakış açısı sağlanmaya çalışılmıştır
International Congress of Human and Social Sciences Research
İTOBİAD
Fatma ÖKSÜZ