2 results listed
Dede Korkut Kitâbı Oğuz Türklerinin bilinen en eski epik destansı
hikâyeleridir. İçerdiği hikâyeler tarih boyunca dilden dile, anlatıcıdan
anlatıcıya aktarılan birer sözlü gelenek ürünüdür. Hikâyeler kulaktan kulağa
aktarıldığından dolayı gerçek hâlinin dışına çıkmıştır. XV. yüzyılın ikinci
yarısında yazıya geçirildiği tahmin edilir. Oğuzların yaşam biçimlerinden,
ekonomisine, inançlarından, giyinişlerine, beslenmelerinden içinde
yaşadıkları doğaya kadar pek çok konuda bilgi sağlayan bir kaynaktır.
Günümüze ulaşan iki el yazması nüshadan birisi Dresden Kütüphanesi’nde,
birisi Vatikan Kütüphanesi’ndedir.
Dede Korkut Hikâyeleri Türk dilinin ve edebiyatının, Türklerin örf ve
âdetlerinin, Türk ahlâk ve törelerinin, inançlarının, kahramanlıklarının,
kısacası Türk hayatının olduğu gibi verildiği bir eserdir. Tek bir kişinin
kaleminden çıkmamıştır, bu bir halkın ortak hikâyesidir. Bu halkın uzun göçü
boyunca belleklerde taşınıp gelmiş, şamanizmden islamiyete uzanan inanç
değişimleri, büyük kahramanlar, tarihteki dönüm noktaları, içinde yaşanan
coğrafyanın özellikleri, düşmanların nitelikleri ve bizzat halkın
yaşayyışındaki değişimler bu hikâyelerin içinde yer bulmuştur.
International Congress of Human and Social Sciences Research
İTOBİAD
Ali Rafet ÖZKAN
Kamalova F. B
Baytenova N.Zh.
Kantarbaeva Zh.O.
Genel Hıristiyan misyonerliğinin mottosu, dünyanın Hıristiyanlıkla
tanışması iken, Evanjelik grupların mottosu ise, bir an önce İsa Mesih’in
yeryüzüne gelişini gerçekleştirmektir. Yani “Millenial Tanrısal Krallık”
Evanjeliklerin ana parolasıdır. Onlar, Mesih’in yeryüzüne gelmesi ve “Bin
Yıllık Tanrısal Krallığın” kurulması için ise dünyanın bir an önce
Hıristiyanlaştırılması gerektiğine inanmaktadır. Dünya Hıristiyanlığın
önündeki en büyük engeli Müslümanlar oluşturmaktadır. Yahudilerin arz-ı
mev’udu üzerinde bulunan Müslümanlarla en iyi mücadeleyi verecek olan da
hiç şüphesiz Yahudiler olacaktır. Kutsal Kitaba dayalı yenidünya düzeninin
kurulması, İsa Mesih’in dünyaya gelişi anlamına geleceği gibi beklenen
kıyametin de kopuşu olacaktır. Dolayısıyla bu zannedildiği gibi “Yahudi
Kıyameti” değil, bilakis bir Hıristiyan “Armegedonu” (kıyameti) olacaktır.
Evanjelik Hırısitiyankar hedeflerine ulaşabilmek için çok kararlı ve sarsılmaz
politikalar izlemektedir. Bilhassa Yeni Dünya Dinleri olarak adlandırılan Yeni
Dini Hareketleri de kendi emelleri için profesyonelce kullanmaktadırlar.
Türkiye’de “Fetö”, Irakta “Keşnizani”, Kore’de “Moonculuk” bunların sadece
birer örneğidir. Hedefe giden her yol mubahtır prensibinden hareketle bu
Evanjelikler, Müslüman ülkelerde son zamanlarda LGPT akımlarını da kendi
menfaatleri doğrultusunda kullanmaktadır. Buradaki temel amaç, yapı
bozumudur. İnsanları Hıristiyanlaştıramadıkları durumlarda, mevcut
inançlarını bozmak ve ya ahlaken çökertmek de onların istedikleri bir şeydir.
İnsan haklarını savunuyor görüntüsü içerisinde ahlaki çöküşü hızlandırmak
için eşcinselliği özendirmek ve yaygınlaştırmak da bunların örtülü
taktiklerindendir.
International Congress of Human and Social Sciences Research
İTOBİAD
Ali Rafet ÖZKAN