SEARCH RESULT

Year

Subject Area

Broadcast Area

Document Type

Language

1 results listed

2019 Bir İnanç Problemi/Krizi Olarak Deizm ve Temelleri Üzerine Psiko-Kelam Analizleri

16 yüzyıldan itibaren Batı dünyasında bilimde, teknikte ve sanatta yaşanan köklü değişimler dinin algılanış biçimlerinde de köklü değişimlerin yaşanmasına neden olmuş, bilhassa din-bilim ilişkisine dair yürütülen tartışmalar döneme damgasını vurmuş, genelde vahiy dinleri özelde Hıristiyanlık sorgulanmaya başlanmıştır. Bu süreçte dine karşı cephe alan inkârcı akımların da temelleri atılmıştır. Kökleri 16 yy. kadar geriye giden ama günümüzde de etkilerini devam ettiren bu akımlar arasında deizm, ateizm, materyalizm, pozitivizm, darwinizm, agnostisizm, nihilizmi sayabiliriz. İnanç problemleri bağlamında ortaya çıkan söz konusu akımlar, sadece Batı/Hıristiyan toplumunda değil Doğu/İslam toplumunda da çeşitli söylem ve iddialarla varlığını hissettirmektedir. Bunda insanlığın bilim ve teknikte ilerleme kaydetmesinin yanı sıra son dönemlerde radikal dinî örgütler, cemaatler ve tarikatların dini yanlış anlamaları ve uygulamaları, ötekileştirici, ayrıştırıcı bir din anlayışına sahip olmaları da önemli rol oynamıştır. Bu tür olumsuzluklardan kurtulmanın yolu ise dini temel kaynaklarından öğrenerek insanlara sahih bir din anlayışı sunmak gerekmektedir ki bu misyon, kelam ilminin temel görevlerinden biridir. Kendi içinde birçok farklı görüşlere ayrılan ve oldukça çeşitli tezahürleri bulunan deizm, temel görüşleri bakımından genel olarak aklı ve gözlemi/deneyi ana ilke kabul eden, Tanrı bilgisine aracısız biçimde sadece akıl/düşünce yoluyla ulaşılabileceği savunan, bu nedenle vahye dayalı tüm dinleri reddeden tek Tanrı inancını benimseyen akım olarak tanımlanabilir. Başka bir ifadeyle deizm, kâinatı yaratan fakat yarattıklarına müdahile etmeyen sadece yaratıcı sıfata sahip olan insanüstü yüce bir varlığı/Tanrı’yı kabul eden, bununla birlikte Tanrı’nın bir iletişim biçimi olarak insanlarla irtibata geçmesi anlamına gelen vahyi/nübüvveti inkâr eden düşünce sistemidir. Bu bakımdan deizmin en temel itiraz noktasının nübüvvete yönelik olduğunu söyleyebiliriz. Çünkü onlara göre insanın doğuştan gelen aklıyla, doğa ve evrendeki kanun ve tasarımı kişisel gözlemleriyle onaylayabilir, neyin doğru neyin yanlış olduğunu bilebilir. Bu bakımdan vahye, peygamberlere, dine ihtiyaç yoktur. Bunların yanı sıra deistler dinî ritüelleri, ahiret âlemini, ceza ve mükâfatı, dünya işlerine ilahî müdahaleyi reddederler. Bu tebliğde Avrupa’da 16 yüzyılın ikinci yarısında semavî dinlere (bilhassa Hıristiyanlığa) karşı olarak ortaya çıkan ve günümüzde daha çok gençler arasında oldukça etkili olan “deizm” konusu ele alınacaktır. Bu çerçevede söz konusu akımın temel iddiaları tespit edilip, akabinde psiko-kelam çerçevesinde bir değerlendirme yapılacaktır.

International Congress of Human and Social Sciences Research
İTOBİAD

Meryem GÜNERİ

415 908
Subject Area: Social Sciences Broadcast Area: International Type: Oral Paper Language: English