6 results listed
Günümüzde otomotiv sanayisinde üreticilere, her geçen gün çevresel baskılar artmaktadır. Artan baskılar
da mevcut yapıdaki çelik ve alüminyum malzemelerin yanı sıra hafif kompozit malzeme üretimine yönlendirmiştir.
Yönlendirme ile birlikte taşıtlarda enerji verimliliğini, CO2 salınımını azaltılması ve taşıt ağırlığının düşürülmesi
konularına ağırlık vermesi ile birlikte otomotiv sektöründe hafif kompozit malzeme kullanımı gün geçtikçe
artmaktadır. Otomotiv sektörü yeni nesil elektrikli araç ve hafif araçların geliştirilmesi için çalışmalarını
yoğunlaştırmıştır. Kompozit malzeme otomotiv üretiminde kullanılan mukabil malzemelere (çelik, alüminyum,
cam yünü, mineral dolgu malzemeleri ve güçlendirilmiş malzemeler) göre daha hafif olacağından otomobillerin
taşınan ağırlığının azalmasına paralel yakıt tüketimini ve karbon dioksit emisyonunun azaltacaktır. Böylece hem
çevreye verilen zarar azaltılacak ve otomotiv üretim maliyeti düşürülecek hem de enerji konusunda ülkemizin dışa
bağımlılığı azaltılacaktır. Bu çalışmada hafif alaşımlı kompozit malzemelerin otomotiv sektöründe günümüz ve
gelecekteki yeri incelenmektedir. Ülkemizde son zamanlarda yerli otomotiv üretilmesi konusunda büyük
çalışmalar yapılmaya başlanılmıştır. Dünya da üretilen otomobil sektörüne paralel olarak ileri teknoloji de
kullanarak çevre ile dost minimalist bir tasarımda otomotiv üretilmesi düşünülmelidir. Ülkelerin gelişmişlik
seviyelerinin tespitinde son zamanlarda çevre kirliliği ile ilgili değerlerde dikkate alınmaktadır. Dolayısıyla
günümüzde toplumların uygarlık düzeyini gösteren ana ölçülerden biriside çevre kirliliğine neden olan taşıtlardan
salgılanan gaz emisyonlarıdır. Dolayısıyla kriterleri göz önünde bulundurulduğunda otomotiv’i hafifleştirmeye
yönelik malzeme teknolojileri konusunda daha ayrıntılı bir çalışma yapılmalıdır. Birkaç yıl içerisinde trafik de
yerini alması beklenen yeni nesil araçların gövde ve diğer parçaların üretiminde hafif ve yüksek mukavemetli olan
kompozit malzemelerinin önemli oranda kullanılmanın artması beklenmektedir.
International Symposium on Light Alloys and Composite Materials
UHAKS
Ercan ŞİMŞİR
H. Bayrakceken
Taşıtlar sürüş sırasında aracın gövdesi birçok farklı yüke maruz kalır. Hızlanma, frenleme, viraj alma gibi
durumlarda araçların şasisi bükülür, hatta bazı durumlarda şasinin bir tarafı diğer tarafından üç kat daha fazla yük
altında kalabilir. Taşıtların viraj esnasında sürüş durumuna göre virajın içine veya dışına doğru yatmasını
engelleyen parça viraj denge demiridir. Bu sebepten viraj denge demirleri oldukça zor şartlarda çalışmaktadırlar.
Viraj denge demirlerinde maruz kaldıkları yükler sebebiyle zaman içersinde kırılma hasarları meydana
gelmektedir.
International Symposium on Light Alloys and Composite Materials
UHAKS
H. Bayrakceken
E. Cengelci
İbrahim Yavuz
A. Yildirim
Yaşanan enerji krizleri ve dünya enerji rezervinin azalmasına rağmen araç sayıları gün geçtikçe hızla artmaktadır. Bu durumun gelecek yıllarda enerji ve eldeki taşıtların kullanımına iliksin oldukça büyük sıkıntılara sebep olması kaçınılmazdır. Mevcut içten yanmalı motorlarda motorun yapısı değiştirilmeden alternatif yakıt üretme yoluna gidilmiştir. Bu amaçla kalorifik değerleri açısından bitkisel yağlar çalımsa konusu olmuştur. Bu çalışmada farklı bitkisel yağların etil esterleri üretilmiş ve üretilen etil esterler dizel yakıtı ile %50 oranında karıştırılarak CO2, CO, HC, İs ve NOX emisyonları ölçülmüştür.
International Combustion Symposium
INCOS2018
İbrahim Yavuz
Ibrahim Mutlu
H. Bayrakceken
C. Gok
Furkan Akbulut
Bu çalışmada, atık hayvansal içyağı kullanılarak transesterifikasyon yöntemi ile biyodizel üretilmiştir. Üretilen Biyodizel-Dizel karışımın direkt enjeksiyon dizel motorunda biyodizelin motor emisyonlarına olan etkileri araştırıldı. Deneylerde B100, B50 ve B20 biyodizelin CO emisyonları sırasıyla% 23.98,% 12.24,% 5.6 oranında azaldığı tespit edilmiştir. B100, B50 ve B20 biyodizellerin NOx emisyonları, dizel yakıtına göre sırasıyla% 10.61,% 1.28,% 3.53 arttığı görülmüştür.
International Combustion Symposium
INCOS2018
E. Cengelci
H. Bayrakceken
İbrahim Yavuz
Taşıtlardan kaynaklanan egzoz emisyonları çevreye ve insan sağlığına etkileri her geçen gün daha da artmaktadır. Ülkemizde olduğu gibi dünyada da hızla artan araç sayıları ile taşıt kaynaklı egzoz emisyonları çok ciddi problemlere yol açmaktadır. Emisyonların hızla artması sebebiyle çok yakında dünya yaşanmaz bir hale gelecektir. Egzoz emisyon standartlarının gittikçe sınırlandırılması, araştırmacıları ve motor üreticilerini taşıt kaynaklı egzoz emisyonların azaltılmasında kullanılabilecek sistemleri geliştirmeye yöneltmektedir. Hibrit ve elektrikli araçlar bu doğrultuda gelişen ürünlerdir. Bu çalışmada hibrit ve elektrikli araçlar ile klasik içten yanmalı motor kullanan taşıtlardan kaynaklanan egzoz emisyonları detaylı bir literatür taraması yapılarak incelenmiştir.
International Combustion Symposium
INCOS2018
H. Bayrakceken
Ibrahim Mutlu
İbrahim Yavuz
A. Yildirim
Teknolojideki gelişmeler sonucunda, insan davranışlarındaki özellikle enerji tüketimdeki artış ile birlikte iklim değişikliği kaçınılmaz hale gelmektedir. İklim değişikliğinin en temel sebebi sera gazlarıdır. Sera gazı salınımlarının önemli bir bölümü enerji üretimi ve kullanımıyla ilişkilidir. Bu sebeple yeni teknolojiler, fosil yakıt çevrimi verimliliğinin iyileştirilmesine, enerji tasarrufunun ve verimliliğinin arttırılmasına yöneliktir. Sera gazı emisyonlarında büyük bir payda taşıtlardır. Her geçen gün taşıt imalatlarında emisyon kriterleri en aza indirilmeye çalışılsa da nüfus artışı sebebiyle trafikteki araç sayısı çoğalmaktadır. Bu çalışmada motorlu taşıtlardan kaynaklanan sera gazı emisyonları, çevresel etkileri ve önleme yöntemleri üzerine detaylı bir literatür taraması yapılarak incelenmiştir.
International Combustion Symposium
INCOS2018
İbrahim Yavuz
H. Bayrakceken
Ibrahim Mutlu
E. Cengelci
M. Kunt