6 results listed
Rail transportation is very important for sustainable transportation due to its safety, reliability, high
capacity and energy efficiency. Urban rail transit have received rapid development around the world
especially in developed and developing countries such as Turkey, in recent years. Urban rail transit is
faster, safer and more comfortable and it has also high capacity thanks to CBTC system. That’s why,
the demand for urban rail transit is increasing faster and lots of urban rail transit projects are
constructed in specially big cities in order to reduce traffic and improve public transport quality.
Therefore, in the future, as the use of urban rail transit increases, the importance and using of CBTC
system will also increased.
In this study, we will present a definition, principles and working mechanism of CBTC system. We will
also try to show the subway lines which used CBTC systems from Asia, Europe and America and
finally we will mention about advantages of this system with the example of CBTC system used in
Marmaray.
International Symposium on Railway System Engineering
ISERSE
Taha YÜKSEL
Zübeyde ÖZTÜRK
Gürültü, insanlar üzerinde fiziksel ve psikolojik rahatsızlıklara neden olan önemli bir etkendir.
Gürültünün pek çok kaynağı olmakla beraber, ulaşım kaynaklı gürültüler de önemli gürültü kaynakları
arasındadır. Demiryolu gürültüsü de devamlılığı olmayan, zamana bağlı olarak değişen kesikli bir
gürültü tipidir. Ülkemizde demiryolu yatırımlarının artmasıyla birlikte, demiryolu gürültü sorunu da
önlem alınması gereken önemli bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır.
Bu çalışmada, demiryolu gürültü nedenleri ve alınması gereken önlemler, demiryolu gürültü
yönetmeliği çerçevesinde incelenmiş ve gürültü bariyerleri hakkında da bilgi verilmiştir. Son bölümde
ise Arifiye Tren İstasyonu çevresinde yapılmış gürültü ölçümleri, gürültü bariyerleri yapılması halinde
oluşması beklenilen değerler ve gürültü bariyerleri imalatları yapıldıktan sonraki ölçümler
karşılaştırılarak, gürültü bariyerlerinin etkisi ortaya konulmuştur.
Noise is a major influence on people causing physical and psychological disturbances. Along with
being a source of noise, transportation noise is one of the important noise sources. Railway noise is a
type of intermittent noise that changes depending on the time without continuity. Along with the
increase in railway investments in our country, railway noise problem is also an important problem that
needs to be taken into consideration.
In this study, the reasons of railway noise and the precautions to be taken are examined in the
framework of railway noise regulation and information about noise barriers is also given. In the last
section, noise measurements made around Arifiye Train Station, values expected to occur if noise
barriers are made, and measurements after noise barriers manufacturing are made compared to show
the effect of noise barriers.
International Symposium on Railway System Engineering
ISERSE
Tahar Hassaine Daouadji
Zübeyde ÖZTÜRK
Demiryollarında açık hattan köprü/viyadük yapılarına geçiş bölgeleri; demiryolunda ani yapısal
değişimlerin gerçekleştiği bölümlerdir. Meydana gelen bu ani değişim; zamanla üstyapı ve altyapı
elemanlarında bozulmalara, dinamik yüklemeye, zemin oturmalarına ve yüksek maliyetli bakım
ihtiyacına sebep olmaktadır. Demiryolu köprüleri genellikle derin temellere sahip, minimum düzeyde
oturma yapan, rijit yapılardır. Fakat bu köprülerin yaklaşım bölgeleri, tekrarlayan tekerlek yüklerine
maruz kalan dolgu zeminler üzerinde bulundukları için zamanla köprü ile bu dolgu zeminler arasında
düşey seviye farklılıkları oluşmaktadır. Demiryolu geçiş bölgelerinde karşılaşılan en büyük sorun bu
ani düşey seviye farklılıklarının yarattığı dinamik yükleme etkisidir. Bu yüzden mümkün olduğunca
yavaş ve kademeli bir rijitlik değişimi istenmektedir. Demiryolu geçiş bölgelerinde ortaya çıkan sorunlar
için alınabilecek önlemler iki ana kısımda incelenebilir. Bunlardan ilki altyapıda ve zemin
elemanlarında alınan önlemlerdir. Diğer bir yöntem ise üstyapı elemanlarında yapılacak
değişikliklerdir. Bu sunumda geçiş bölgelerinde altyapı iyileştirmesinde kullanılan en yaygın iki
yöntemin (teknik blok ve yaklaşım plakası uygulaması) sonlu elemanlar analizi ile irdelenerek
sağladığı faydalar incelenmiştir. Çalışmada hiç bir iyileştirme yöntemi kullanılmayan durumalarda
oluşan oturmalar ve iyileştirme yöntemleri uygulandıktan sonraki değerler karşılaştırılmıştır. İrdeleme
sonunda; kullanılan yaklaşım plakası ve teknik blok yöntemlerinin zemin oturma eğilimini engellemeye
yönelik ciddi bir katkı yaptığı ve hattaki seviye değişimlerini istenen düzeyde tutmaya yardımcı olduğu
gözlemlenmiştir
Transition zones between open track and bridge structures in railway are affected by abrupt structural
changes. According to these changes; settlements, dynamic load effects, rail structure deteriorations
and high maintenance costs are occurred. Railway bridges have deep foundations and with this regard
they have nearly rigid structure and have low settlements. The stiffness changes in these areas are
demanded as slightly as possible to reduce effect of elastic track deflections which cause dynamic
loads and localized degradation. Otherwise both drive comfort and safety are affected negatively.
Deformations that sourced by different settlements in transition zones cause high cost of maintenance.
In order to prevent these affects; there are two major types of solution. These methods can be categorized as “modifying substructure and subgrade elements” and “modifying superstructure
elements”. In this paper, reasons of problem and remedial methods are listed in order to analyze their
contribution to reduce effects. For this aim, two major effective methods (approach slab and technical
block) are investigated by using finite element method with computer models and results are
compared with open track situation with no any preventive improvement. According to study, open
track without any improvement and transition track to bridge approach models demonstrates
settlements. However, it is observed that both used improvement methods (technical block and
approach slab) have good performances in order to prevent different settlement of ballastless track.
International Symposium on Railway System Engineering
ISERSE
Fahrettin Ersin ERBAŞ
Zübeyde ÖZTÜRK
Dünya’da teknolojinin ilerlemesi, seyahat imkanlarının artması, ticaret hacminin büyümesi, üretimin
belirli bölgelerde yoğunlaşması gibi nedenler taşıma kapasitesi yüksek, enerjiyi diğer ulaştırma
sistemlerinden daha verimli kullanan ve yapılan çalışmalarla yüksek hızlara imkan veren sürdürülebilir
bir ulaştırma sistemi olan demiryollarına olan yatırımları arttırmıştır. Geçmişte demiryollarının ulusal
düzeyde kalması geride bırakılmış ve uluslararası hatlar yapılmaya başlanmıştır. Uluslararası
demiryollarının yapılması beraberinde yüksek hızlı demiryollarında farklı ekartman genişlikleri,
geometrik özelliklerin farklı sınır değerlerinin giderilmesi gibi durumları beraberinde getirmiş ve
uluslararası geometrik standartlarla birlikte entegre bir demiryolu ağı oluşturmayı hedef olarak
belirlemiştir.
Pahalı ve uzun ömürlü yatırımlar olan demiryollarının yapım şekli önem kazanmaktadır. Düşük hızlarla
işletim yapılan konvansiyonel demiryolu hatları günümüzde ihtiyaçları karşılayamamaktadır. Bu
mevcut hatlar geometrik özelliklerinin iyileştirilmesiyle yüksek hızlı demiryolu işletim potansiyeli olan
hatlardır. Demiryolu yapılması planlanan bir bölgede mevcut hat bulunmakta ise TSI ve CEN’de hem
yeni yapılan hem de iyileştirilen hatlar için belirlenen geometrik standartlarla oluşturulacak alternatif
güzergahlar fizibilite sürecinde iyi irdelenmeli ve yapım şekline karar verilmelidir.
Bu çalışma kapsamında iyileştirilen ve yeni yapılan yüksek hızlı demiryollarının bu iki uygulama şekli
için standartlarda tanımlanan geometrik özelliklerin ve örnek çalışmalar üzerinden bu iki uygulama
şeklinin karşılaştırılması yapılmıştır.
Transportation demand in worldwide increased by the reason of technological progress, raise of
transportation opportunities for people, growth of trading volume and concentration of production in
certain places worldwide. Railway investments growth around the world, as a solution of increasing
trade goods quantity and increasing number of passenger transport. Railways’ advantages were
became more distinguished after development of high-speed technology. In 20th century, countries
considered railways as national transportation systems, but in 21th century, railway networks became
international. As a consequence of that, railway organizations overcame different national track design
parameters for integrated railway network.
As a result of railway construction costs and being long-lived investments, construction type become
important. Low speed operated railway lines could not satisfy the modern-day’s needs. Most of
existing lines are capable of upgrade and has potential for high speed. If there is an existing line in planned area for railway construction, at least two alternative routes should be created for feasibility
report by considering geometric standards of both newly built and upgraded high speed lines defined
in TSI and CEN. Also construction type should be chosen carefully by considering results.
A comparison was made between upgraded high-speed lines and newly built high-speed lines based
on geometrical specification differences in this study.
International Symposium on Railway System Engineering
ISERSE
Nuri Erdem Çoban
Zübeyde ÖZTÜRK
Son 20 yılda Türkiye’deki kent nüfus sayısının neredeyse iki katına çıkmış olması yoğun yerleşim
bölgeleri oluşmasını sağlamıştır ve bu da ulaşım ihtiyaçlarındaki artışı doğurmuştur. Şehirlerdeki hızlı
büyüme ve nüfus artışından çok daha hızlı meydana gelen araç sayısındaki artış özellikle büyük
şehirlerde trafik sıkışıklığı, gürültü kirliliği, hava kirliliği gibi sorunların artmasına neden olmuştur. Fosil
yakıtlarla işletilen konvansiyonel karayolu toplu taşıma araçlarının gerek çevre kirliliğini arttırdığı
gerek yeterli güvenilirlik, konfor, hız sağlayamadığı için efektif çözüm olmadığı görülmüştür. Bu
sorunlara bir çözüm olarak monoray sistemi incelenmiş ve mevcut toplu taşıma seçenekleri ile
karşılaştırılmıştır. Monoray hatları işletilmesinde yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımı ile işletme
maliyetlerinin çok daha ekonomik hale getirilebilir olduğu ve çevre dostu bir çözüm olabileceği
görülmüştür. Türkiye gibi güneşlenme süresi yüksek ve güneş enerji potansiyeli fazla olan ülkeler için
yükseltilmiş yollardan işletilen monorayların çok daha avantajlı olabileceği öngörülmektedir. Monoray
hatları metrolar gibi yer altından gitmedikleri için ve istasyonları da yer üstünde olduğundan gerek
istasyonlar gerek monoray araçları direk güneş ışığı alabilmektedir. Güneş enerjisini istasyonlarda ve
monoray araçlarında etkin bir biçimde kullanarak ciddi yararlar sağlamak mümkündür. Monoray
araçlarına güneş enerji panelleri yerleştirilerek monoray işletme enerjisinin dışa bağımlılığını
azaltarak işletme maliyetlerinin de azaltılabileceği öngörülmüştür.
In later years, with almost doubling the population density led to formation of new residential areas
and this caused an increased need of transportation. Having said that, faster increment of individual
vehicle number than population growth causes some problems such as traffic jam, noise pollution,
air pollution etc. Since conventional highway public transport systems increase environmental
pollution, as well as cannot provide enough security, comfort and speed, they are not an effective
solution. As a solution to these problems, monorail transportation system has been evaluated and
compared with conventional transportation systems. Using renewable energy to operate monorail
system seems to lower the operation costs, therefore makes it an economical and environment
friendly solution. For countries like Turkey that receives lots of insolation therefore having big
potential of producing solar energy, elevated monorail systems can be really advantageous. Since
monorail systems goes along an elevated railway and its stations are also above-ground, both
monorail itself and its stations receive insolation. Using solar energy at stations and monorail
system can yield serious benefits. By implementing solar panels on monorails and stations, it is
possible to forsee the decreased dependence for outside sources for monorail operation energy and
operation costs can be lowered.
International Symposium on Railway System Engineering
ISERSE
Enfal Anıl Çalış
Zübeyde ÖZTÜRK
Balastlı üstyapının alternatifi olan rijit üstyapı, balast tabakası yerine daha az şekil değiştiren beton,
betonarme ya da asfalttan yapılan taşıma tabakalarının kullanıldığı bir demiryolu üstyapı türüdür.
Bakım gerekliliği ve bakım maliyetinin balastlı üstyapıya göre oldukça düşük olması nedeniyle, giderek
önem ve yaygınlık kazanmaktadır. Altyapıda zamanla oluşacak oturmalara karşı balastsız yolun
adaptasyonunun oldukça az olması önemli bir dezavantajıdır. Yüksek hızlı demiryolunda hız faktörü
nedeniyle, altyapı kalitesi çok daha önemlidir. Balastlı hattan rijit hatta geçiş bölgeleri, demiryolu
hattının düşey rijitliğinin birdenbire değişiklik gösterdiği bölgelerdir. Geçiş bölgeleri uygun
düzenlenmezse, oldukça sık bakıma ihtiyaç duyulur. Yeterli bakım uygulanmadığı durumda da
üstyapıda hasarlar ortaya çıkabilir. Balastsız demiryolu hatlarındak altyapı rijitliğinin değişimi,
düzgünce sertten yumuşağa doğru ya da yumuşaktan serte doğru farklı oturma davranışlarına ve
rijtiliklere uygun olarak değişmelidir. Rijitliği köprü gibi yüksek yapılar ile rijitliği düşük dolgu gibi yapılar
arasındaki oturma farklılıkları özel geçiş alanları kullanılarak azaltılmalıdır. Bu nedenle köprü, viyadük,
tünel gibi yapılar bir dolguda süreksizlik ortamı olarak tanımlanır. Hattaki rijit ve daha az rijit yapılar
arasındaki taban zeminini iyileştirmek, düzgünleştirilmiş geçiş bölgesi için çok önemlidir.
Rigid superstructure, which is an alternative to ballasted superstructure, is a type of railway
superstructure used for transportation platforms made of concrete, reinforced concrete or asphalt
instead of ballast layer. Maintenance necessity and maintenance costs are becoming increasingly
important and prevalent due to their relatively low cost compared to ballasted superstructure. It is a
significant disadvantage that adaptability of the non-ballasted way against the subsidence that will
occur over time in the infrastructure is very low. Due to the speed factor in the high-speed railway, the
quality of the infrastructure is much more important. The transition zones from ballasted line to rigid
line are zones where vertical rigidity of the railway line suddenly changes. If the transition zones are
not properly arranged, frequent maintenance is needed. Damage to the superstructure may also occur
if adequate maintenance is not carried out. The variation of the rigidity of the infrastructures in railroad
tracks without ballast should be changed according to the different subsidence behavior and rigidity
changes from hard to soft or from soft to hard. The subsidence differences between high structures
such as rigid bridges and structures such as rigidity and low fillings should be reduced using special
transition areas. For this reason, structures such as bridges, viaducts and tunnels are defined as a
medium of discontinuity in a fill. Improving the base ground between the rigid and less rigid structures
is very important for the smooth transition zone. Special transitional arrangements are needed at every
point where rigidity is discontinuous. Usually on high speed lines; it is necessary to arrange transition
zones between soil structure-bridge, soil structure-tunnel or channel, soil structure-culvert. In order for
the same subsidence behavior to take place in the bridge structure and in the construction of the
ground works, both must have the same type of foundation. A measure should be developed that reduces the rigidity difference between the lines found at the end of the concrete slab bottom surface
and the foundation ground underneath the tunnels and ballast lines is built on the elastic layer. The
study focuses on the different applications in the high-speed line infrastructure that can be done in the
rigid structure/ground or ground/rigid structure transition areas for different types of grounds, and
measures related to grounds that reduce the need for maintenance
International Symposium on Railway System Engineering
ISERSE
Zübeyde ÖZTÜRK
Onur Öztürk
Erkan Bozkurtoğlu