Eflani Yöresinde Batıl İnançlar*
AbstractToplumlar geçmişleri ile sıkı ilişki içinde yaşarlar. Bu ilişkinin temelinde halkın hayata bakış açısı, gelenek ve görenekleri yatar. Her milletin geçmişinde çeşitli inanışlar var olmuştur. Fakat toplumların tarihi süreç içinde kabul ettikleri değişik düşünce ve karşılaştıkları kültürler neticesinde inanışlarında da çeşitli değişimler meydana gelmiştir. Özellikle yeni dinlerin benimsenmesi ve fetihlerin sonucu olarak yeni komşuların edinilmesi insanların daha farklı düşünce ve inanışlar ile de karşılaşmalarını beraberinde getirmiştir. Karşılaşılan yeni düşünce ve inanışların bazılarının benimsenmesi geçmişte var olan düşünce ve inanışların bir kısmının tamamen terk edilmesine sebep olmuştur. Fakat toplumların -din değiştirseler dahi- geçmiş yaşantılarını bir günde terk etmeleri mümkün değildir. Bu yüzden bir kısmı zamanla değişime uğramış bir kısmı ise hiç değişmeden halkın hafızasında yaşamaya devam edegelmiştir. Geniş bir coğrafyada yaşamlarını sürdüren Türkler de tarih sahnesine çıktıklarından beri kendilerine has bir kültüre sahip önemli milletlerden biri olmuşlardır. Özellikle İslamiyet öncesi tarihlerinin içinde en önemli unsurların başında eski dinleri ve inanışları yer alır. Türkler, gittikleri her yere sadece kendilerine ait maddi kültür unsurlarını değil manevi kültür unsurlarını ve yaşam biçimlerini de taşımışlardır. Bu vesile ile başka milletlerin sayıca fazla olmasına veya baskılarına rağmen kültürlerinden etkilendikleri ya da zarar gördükleri olmuştur. Fakat kendilerinin tümü ile yok olmalarını meydana getirecek olası asimile faaliyetlerinden korunmuşlardır. Bahse konu yaşam biçiminin içinde batıl inançlar da önemli bir yer tutar. Bütün Türk coğrafyasında olduğu gibi Karabük ili Eflani ilçesi de batıl inançlar bakımından zengin ve çeşitli örnekleri barındıran önemli coğrafi alanlardan biridir. Bu bildiride de Eflani yöresinde halk arasında varlığını devam ettiren batıl inançlar ele alınacaktır.