Uluslararası Geçmişten Günümüze Karabük ve Çevresinde Dini, İlmi ve Kültürel Hayat Sempozyumu

MECLİS-İ MEŞÂYİH DEFTERLERİNDE ADI GEÇEN SAFRANBOLULU SUFİLER

Halim GÜL

Abstract

On dokuzuncu asra gelinceye kadar Osmanlı Devleti tekke ve tarikatlara doğrudan müdahale etmemiştir. Fakat bazı zamanlarda tarikatlarla irtibatı olan kişi ve guruplar takibata alınmış ise de bunun münferit ve harici birtakım sebeplerden kaynaklandığı kanaatindeyiz. Devletin tekkeleri denetleme işlemine 1793 tarihinde bir grup şeyh efendinin müracaatı sonucunda çıkan fermanla şeyhlerden bir meclis oluşturularak başlandığı görülmektedir. Bu meclise, şeyh ve müritlerden itikadı bozuk olanların tespit edilerek saraya bildirilmesi, kendi başına tekke açanların menedilmesi gibi görevler verilmiştir. Yine bu fermana göre Eyüp, Galat ve Üsküdar’da tekke açmak ve zikir yaptırmak isteyen şeyhler, o bölgelerde sahih itikada sahip ve kabul görmüş şeyhlerin izin ve bilgisi dâhilinde bunları yapabilecekleri ifade edilmiştir. Aslında devletin tekke ve tarikatları denetlemek için çıkardığı ilk remi ferman 1227/1812 tarihlidir. Bu fermanda, meşihatı boşalan tekkelere şeyh tayin etme işlemi, merkez tekkede görev yapan şeyhin diğer şeyhlerle görüşmesi sonucunda seçilen kişi hakkında şeyhülislamlığın görüşünün alınması şeklinde olacağı belirtilmiştir. Hâlbuki daha önce tekke geleneğinde o tekkenin şeyhi, vefat etmeden öce yerine geçecek şeyhi belirlerdi. Bu fermanla gelenek bozulmuş, bu görev merkez tekke postnişinine ve Şeyhülislamlığ’a tevdi edilmiş oluyordu. Bu fermanla içişlerindeki bağımsızlıklarını kaybeden tekkeler, diğer yandan, 1241/1826 yılında kurulan Evkaf-ı Hümayun Nezaret’ine de vakıfları bağlanıp nezaretin kontrolüne girerek iktisadi bağımsızlıklarını da kaybetmiş, maddi yönden devlete bağımlı hale gelmişler, böylece şeyhlerde devletten maaş alan bir memur haline getirilmişlerdir. Bu iki fermanla tekkelere müdahale edildiği ve bunun sonucunda birtakım problemlerin çıktığı 1252/1836 yılında yayınlanan ferman ortaya koymaktadır. Söz konusu fermanda, şeyhlik makamı boşalan tekkelere, hakimler tarafından tarikata mensubiyeti ve tasavvufî eğitimi alıp almadığı meçhul olan şahısların tevcih edilmesi için i‘lâm hazırlandığı ve bunun da tekkelerde bir takım sıkıntılara neden olduğu belirtilmektedir. Aynı tarihte II. Mahmut, tarikat ve tasavvuf mensuplarının uyması gereken bazı kuralları içeren bir ferman yayınlamıştır. Aslında bu fermanla Meclis-i Meşayıh’a giden yolda önemli bir adım atılmış oluyordu. Bu tebliğimizde, Meclis-i Meşayıh’ın kısaca tarihçesinden bahsettikten sonra, İstanbul Müftülüğü Meşihat Arşivi’nde “Meclis-i Meşâyıh Defterleri” başlığında bulunan kırk dokuz defter taranıp, tespit edilen Safranbolulu sufiler incelenmeye çalışılmıştır.



Conference
Uluslararası Geçmişten Günümüze Karabük ve Çevresinde Dini, İlmi ve Kültürel Hayat Sempozyumu
Keywords
Meclis-i Meşayıh Defterleri Safranbolu Tekke Şeyh Tarikat

Language
English

Subject
Agricultural and Biological Sciences

Full Paper (PDF)

276 views
309 downloads