Tuketim Toplumu ve Cevre Sempozyumu

DÜNYADA DEĞİŞEN ÇEVRE ALGISI VE İSLAM’IN ÇEVRECİLİK ANLAYIŞI

Yakup Kocyigit

Abstract

İslam inanç sisteminde insan Allah’ın en değerli yaratığıdır. diğer bütün yaratıkları insan için yaratmıştır ve insanın emrine vermiştir. İçinde hayat bulduğumuz şu yer küre içindeki bütün canlılarıyla, bitkileriyle suyuyla havasıyla insanın yaşayacağı en uygun bir çevre kılınmıştır. Öyle bir çevre ki sürekli kendisini yenileyen temizleyen canlı bir varlıktır ve muazzam bir dengeye sahiptir. İnsanda bulunan hükmetme, daha çoğuna sahip olma hırsı insanı bu muazzam dengeyi bozacak bir takım davranışları sevk etmektedir. . İnsanlar çoğaldıkça, geliştikçe medeniyetler inşa etmek ihtiyacı hissetmişler bunun için doğayı tahrip etmişler, ne var ki! kurdukları medeniyetler çoğu zaman tahrip ettikleri doğa sebebiyle yıkılmak durumunda kalmıştır. İnsanlık tarihi boyunca Allah’ın elçileri insanları Allah’ın doğaya koyduğu dengeyi bozmamaları konusunda uyarmıştır. Bu yönüyle çevrecilik insanların çevreyi tahrip etmeleri kadar eskidir. Şurası bir gerçektir ki günümüzdeki çevre tahribatı tarihin eski devirleriyle değil yüz sene öncesiyle bile asla ölçülemez Dün ağacı kesmek yere çöp atmak çevreyi tahrip etmek anlamı taşıyordu. Bu gün ise sanayileşmenin ve ileri teknolojinin getirdiği o kadar çok sayıda problem var ki doğanın dengesinde tamiri mümkün olmayacak yaralar açmakta, Biyolojik kirlenmeden kimyasal atıklara, gürültü kirliliğinden nükleer tehlikeye varıncaya kadar yüzlerce ayrı konuda doğa tahribatı ile karşı karşıyayız. İyimser düşünüldüğünde, bu gün insanlık artık olanların farkına varmaya başlamıştır. Veya içimizde en azından bunları dile getiren, insanlığın sağır kulaklarına duyurmaya çalışan birileri var. Ancak maalesef ki bu haykırışlar cılız kalmaktadır. Bu gün toplumlar ve devletler, çevre tahribatını durdurma için bir takım sözleşmeler yapmakta, ulusal veya uluslar arası kurallar ve kanunlar ihdas etmektedirler. Toplumların yönetilmesinde ve yönlendirilmesinde kanunların hükümranlığı yanında dinin koyduğu kuralları hesaba katmak zorundayız. Çünkü semavi dinlerin tamamında insanın insana ve topluma saygısı esastır. Özellikle İslam’ın bu konudaki hassasiyeti insanlara, özellikle Müslümanlara yeterince anlatılırsa çevreyi korumakta daha başarılı olacağımız muhakkaktır. Çünkü İslam’ın bütün prensipleri insan merkezlidir. Nihaî noktada insana zarar verecek her türlü eylemi yasaklamış, bunun aksine insana ve insanlığa fayda verecek faaliyetleri emretmiştir. Zaman ve şartlar ne kadar değişirse değişsin, çevre problemi ve algısı ne olursa olsun, İslam’ın insan merkezli bu bakış açısı meseleyi tam olarak teşhis etmiş ve tedavisine işaret etmektedir. Bu hususta İnsanlarda ki doğayı tahrip etme insiyakını ortadan kaldıracak en önemli çare olarak önümüzde durmaktadır.



Conference
Tuketim Toplumu ve Cevre Sempozyumu
Keywords


Language
English

Subject
Environmental Science

Full Paper (PDF)

234 views
168 downloads