Ali Şiir Nevai Eserlerinde İlahi Aşk Terennumu
Doç. Dr. Abdulmurad TİLAVOV
Aşk kelimesi sözlüklerde aşırı sevgi, insandaki güçlü meyil, sufiler nezdinde batini bir kudretle Hak vaslına yönelmek tarzında açıklanmaktadır. <>, <>, <>, <>, <<İştiyak>> kelimeleri Arapça <> sözcüğünün kökünden türemiştir. Araplar, ağaçlar ve bitkilere sarmaşıp, onların tadını emip, sonuçta onları kurutan sarı bitkiye <> diyorlar. İlahi Aşkın cezbesi de kime isabet ederse, onu rahatsız ederek, aşığı yemek içmekten, uykudan, rahattan mahrum bırakır, vücudun isteklerini yavaşça kesip, ruhu parlatır. Sonuç itibarıyla aşıklar çevredekilere kayıtsız kalıp, değil kendilerine, belki de dünyayı unutuverirler. Aşık ruhen ancak İlah’la sohbet eder, Dost için canını feda etmeye hazır durur. Alim, arif ve aşık şair Ali Şiir Nevai’nin telif ettiği <> destanındaki Mecnun’un hali ve maceraları bunu kanıtlamaktadır. Mecnun’un ızdıraplarına dayanamayıp, ona acıyan hükümdar Leyli’yi Mecnun’un karşısına getirdiğinde, Mecnun Leyli’ye dikkat bile etmeden <> diye yoluna devam eder. Artık o, Leyli vasıtasıyla mecazi aşk basamağından geçip, İlahi Aşka mazhar olmuştu. Bu destanında Nevai aşkı şöyle tanımlamaktadır: